DOSAV'a Davet

Sevgili doğa dostları,
Sevgili sağlık dostları,
Sevgili insan dostları,
 

Öteden beri şuna inanmışımdır: Toplumsal olaylara, konulara, yaşama dair bir fikrin, önerin, iddian, inancın varsa önce kendinden başla. Önce kendi kapının önünü süpür, önce kendi elini taşın altına sok. Bunu yap ki sana inansınlar. Yap ki çağrına katılsınlar. Yoksa “kenarda durup, ortaya laf eden” aklı evvel, çok bilmiş birisi olarak yerinde sayarsın. Zannetme ki sen olmadan, sen katılmadan sağlanan başarı sana da aittir.
 

Böyle düşündüm. Önce ailemden başladım. Anlattım, açıkladım. Bana inandılar ve katıldılar. Biz başladık, yola çıktık ve şimdi de sizleri çağırıyoruz. Size el uzatıyoruz. Size ihtiyacımız var.

 

Nobel ödülü sahibi Albert Schweitzer’in de dediği gibi, “öyle bir dünya yarattık ki kendimize, dünya artık yaşamamız için dar geliyor. Ya önce kendimizi ve dünyamızı değiştireceğiz, ya da def olup gideceğiz.” Neden ayrıştık, küçüldük, zayıfladık, zavallılaştık biliyor musunuz? Çünkü ortak mülkiyetlerimiz adına, yani havamız, yani suyumuz, yani ormanımız, yeşilimiz, parkımız, caddemiz, sokağımız adına örgütlenmedik. Oysa bize bedava sunulmuş bu kutsal, bu zorunlu varlıklar yaşamımızın da sağlığımızın da varlığımızın da temel koşulları olan varlıklardır. Ortak mülkiyetlerimizdir. Türke, Kürde, Sünni’ye Alevi’ye, sağcıya, solcuya, insanım diyen herkese lazımdır. Hepimiz hem doğanın birer parçasıyız, hem de birbirimizin kan bağı olarak da olmayarak da devamıyız. Yaşam da, para da, pul da biz sağlıklıysak değerli. Ama bizim sağlığımız yanlız doktorlarla ve onların “hap”larıyla sağlanabilecek birşey değil ki! Sağlığımız, sağlıklı bir doğa ve sağlıklı bireylerden oluşan bir toplumla mümkündür ancak. Yani bireyin sağlığı toplumun sağlığına, toplumun sağlığı da doğanın (çevrenin) sağlığına endekslidir.
 

Sevmeyen insanım diyemez. Nefsimizi, egomuzu, hırsımızı, kinimizi frenlemenin yolu insanı ve dünyayı sevmekten geçer. Boş yere kavgayı zahmet sayarız. Vermeden almak bir tek Tanrı’ya özgüdür. Unutmayın ki karşılıksız verenler, almada sınır tanımayanlardan daha sağlıklıdırlar.
 

Biz yola koyulduk. Örgütlenme modeli olarak vakıf modelini seçtik. Çok sevdiğimiz, Kumru Baba ismini koyduğumuz doğa harikası 42,5 dönümlük ormanlık arsamızı (Söke-Davutlar arasında) Doğa ve Sağlık Vakfımıza özgüledik. Önce inancımızla varız dedik. Sonra önemli bir mal varlığımızla bu inancı perçinledik. Ama henüz sizler yoksunuz. Bu bedene can katacak insanlara, dostlara, arkadaşlara ihtiyacımız var.
 

Sizi DOSAV Vakfımızın Bilimsel ve Kültürel Danışma Kurulu’na üye olarak davet ediyoruz. Katılın. Onbinlere alaşalım. Doğa olmadan sağlık olmaz. Sağlıklı olmayanlar da doğayı ne farkedebilirler, ne de onun kıymetini bilirler.

 

Yeni, arı ve duru bir toplum için, sevgi, saygı, adalet ve eşitliğin yaşandığı bir toplum için, yaşanılası bir ülke için biz buradayız, sizi bekliyoruz.
 

Saygıyla, sevgiyle
Dr.Yaşar Yılmaz
DOSAV Kurucu Başkanı